Çizgi üstü yani “Above the Line” (ATL) ve çizgi altı yani “Below the Line” (BTL), marka iletişimi ve pazarlama faaliyetlerini gerçekleştirmenin en geleneksel iki yöntemidir. Bu iletişim ve pazarlama faaliyetlerin büyük bir bölümü doğrudan alıcıya yönelik çalışmayı gerektirdiği için, kitleyi ve alıcıyı belirlerken kullanılan yöntem de önemli bir tercihtir.
Peki bu çizgi ne zaman çekildi?
ATL ve BTL terimleri, 1954 yılında Proctor & Gamble’ın (P&G) tanıtım faaliyetlerinin türüne göre ajanslara farklı ödeme oranları uygulamaya başlamasıyla ortaya çıktı. Bu ayrım, reklam stratejileri arasında bir fark yaratarak ATL ve BTL uygulamalarını doğurdu ve bu terimlerin kalıplaşmasının ilk adımı oldu.
Above the Line (ATL) Nedir?
Pazarlamada ATL yöntemi, genelde markanın görünürlüğünü arttırmak ve iyi bir itibar oluşturmak amacıyla kullanılır. Bu yöntem ile belirlenen pazarlama araçları, kullanımda genel düzeyde gerçekleştirilen yaygın kampanyalar olarak karşımıza çıkar. Bu kapsamda tüm ülke genelinde, her demografik yapıdan insana gösterilen ulusal bir televizyon reklamından bir örnek olarak bahsedebiliriz. Reklamın amacı, markanın halihazırda potansiyel müşterisi olarak gördüğü kişileri hedeflemek değil, potansiyel müşterilerden oluşan kitlesel bir pazara ulaşması ve imajının net ve tanınabilir bir şekil almasıdır.
ATL Yöntemi Örnekleri Nelerdir?
– Televizyon: Ulusal veya bölgesel düzeyde gerçekleştirilen reklam kampanyaları
– Basılı yayın: Gazete veya dergi reklamları
– Radyo: Daha bölgesel fakat yine de kitlesel pazara hitap eder
Tüm bunlar ATL yöntemi ile yapılan reklamlara örnek olarak gösterilebilir.
Avantajları ve Hedefi Nedir?
ATL marka tanıtımı ve kurumsal kimlik inşası için oldukça iyi bir yöntemdir. Burada hedef kesin bir dönüş almak değil müşteri havuzunun genel olarak markanızdan veya ürününüzden haberdar olmasını sağlamak ve görünürlüğünüzü arttırmaktır.
Below the Line (BTL) Nedir?
BTL yöntemi ise, ATL’nin tersi şekilde kullanılır. BTL pazarlama, özellikle potansiyel müşteri olarak tanımladığı spesifik bir gruba ulaşmayı hedefler. Belirli müşteri gruplarının örneğin demografik ve sosyolojik özellikleri göz önünde bulundurularak oluşturulan pazarlama stratejileriyle hedefe ulaşırlar. Bu strateji çerçevesinde, iletişim son derece kişiselleştirilmiş bir hal alır. Potansiyel müşterilere benzeri olmayan bir deneyim sunmak, markanın hedeflenen o grup için daha akılda kalıcı hale gelmesini sağlar.
BTL Yöntemi Örnekleri Nelerdir?
– Direkt mesaj: SMS, e-mail, broşür ve kataloglar
– Sponsorluk: Etkinlikler, yarışmalar ve davetler
– Açık hava: Panolar afişler ve araç giydirmesi
– Mekan içi: Standlar ve vitrinler
– Gerilla pazarlama
Tüm bunlar BTL yöntemi ile yapılan reklamlara örnek olarak gösterilebilir.
Avantajları ve Hedefi Nedir?
BTL pazarlaması içerik ve konumlanmayı, müşteri odaklı belirli amaçlara göre hizalar ve büyük oranda hedefe yöneliktir. Kullanıcı geri dönüşlerine odaklanır, takip etmesi kolaydır ve ölçülebilir. Tüketicilerin spesifik ihtiyaçlarına hitap eder ve onlarla doğrudan etkileşime geçer.
Seçim Yapmaya Gelince
ATL ve BTL pazarlama arasında seçim yaparken bütçenizi, hedeflediğiniz piyasayı, ulaşmak istediğiniz kitleyi ve rakiplerinizi göz önünde bulundurmalısınız. Büyük işletmeler genellikle televizyon reklamı, radyo ve basılı medya gibi geleneksel medyaya yatırım yaparken, küçük işletmeler sosyal medya veya çevrimiçi kampanyalar gibi daha bütçe dostu dijital seçeneklere odaklanabilir.
Görüldüğü üzere her iki yaklaşımın da kendine özgü avantajları vardır, hedeflerine ve ihtiyaçlarına bağlı olarak ikisi de farklı işletmeler için uygundur. Doğru stratejiyi seçmek için markanızın gereksinimlerini, kimliğini ve amaçlarını etraflıca değerlendirmeye zaman ayırmak gerekir.
Her İkisi Birlikte Nasıl Başarıyla Kullanılabilir?
ATL ve BTL pazarlamanın muhteşem birleşimi, elbette ilk bizim aklımıza gelmedi. Bu birleşime ise Through the Line (TTL) deniyor. Yakın geçmişte şirketlerin daha dengeli ve ahenkli bir pazarlama yaklaşımı araması, bunun doğal olarak internetin yükselişi ile çakışması ve nitelikli müşteri iletişimine duyulan ihtiyaç ile “ortaya çıkan” TTL, bugün hala yaygın olarak kullanılıyor. Yani TTL yöntemini bir reklam ve pazarlama biçimi olarak kullanan şirketler, markalar ve işletmeler bir yandan büyük kitlelere “ürünlerini” tanıtırken bir yandan asıl hedef kitlelerine özel olarak ulaşıyor ve veritabanlarını niteliklendiriyorlar. Tüm bunlar göz önüne alındığında, çizilen tablo markanın çıkarları ile de uyumluysa TTL için iki dünyanın en iyisi demek doğru olacaktır.
Bugün
Bugün, internetin geniş kapsamı ve yeni sosyal medya platformlarının hızla ortaya çıkışıyla birlikte, reklam ve pazarlama dijitalleşiyor ve çeşitli platformlara uyum sağlıyor. Başarılı şirketler, dijital pazarlama ve iletişim stratejilerini etkili kullanarak, her platformda tutarlı bir şekilde öne çıkıyor. Yaratıcı reklamcılıkta başarı, markanın kendisini doğru şekilde tanıtabilmesiyle başlar. Hedef kitleye ve ürünün niteliğine göre doğru pazarlama stratejisi belirlenmelidir. Geniş kitlelere hitap eden bir ürün televizyon ya da gazetede tanıtılırken, daha spesifik bir kitleye yönelik ürünler afişler veya vitrinlerle tanıtılabilir. Ayrıca, belirli bir müşteri tipini hedefleyerek özelleştirilmiş iletişim stratejileri kullanılabilir. Bu hedeflere ulaşmak için ATL, BTL ve TTL pazarlama yöntemleri yaratıcı bir şekilde kullanılabilir.
Markanız için en uygun pazarlama yöntemini hala arıyor musunuz? Daha fazla aramanıza gerek yok, doğru yerdesiniz. Advertica Creative sizin için burada.